Doğum sonrası depresyon&anksiyete.. Neler yapmalı?

tunnel-1214555_1280

 

Son zamanlarda aldığım mesajlardan görüyorum ki doğum sonrası (postpartum) depresyon& anksiyete yaşayan pek çok anne var. Kaynaklara göre de depresyon yaşama oranı %15-%20. Hiç de küçümsenmeyecek bir oran!

Depresyon geçirdiğim sırasında bu oranı öğrendiğim zaman önüme çıkan herkese depresyonda olduğumu söyler olmuştum belki tanıdıklarından akrabalarından depresyon geçirip de şu an tamamen atlatmış olanların hikayesine ulaşabilirim diye. Zihin sürekli olumsuz düşünceler üretirken umut ışığı bulmak zor oluyor oldukça. Benim bu girişimim bir kaç çok harika insanla olan konuşmalarım haricinde değişik sonuçlar verdi.. Öyle şey mi olurmuş canım, kadınlar dünyaya çocuk doğurmak için geliyor. En ilginci iyi eğitimli birinden duyduğum bu yorumdu sanırım. Zaten sonra fark ettim ki yakınların arasında böyle bir şey olsa bile bilinme ihtimali düşük; çünkü çok utanılacak bir şey gibi saklanılıyor.

Görüştüğüm psikiyatristlerden biri şöyle demişti: “Her nasıl ki kalbimiz, karaciğerimiz böbreğimiz hastalanıyorsa bu da bir çeşit beyin hastalığı ve tedavi oranı çok yüksek.” Ben de genelde bu şekilde yaklaştım duruma.. O yüzden şanslıyım ki kadın olmayla, bebeğimi sevip sevmemeyle bir bağlantı kurmadım pek.

Postpartum depresyon belirtileri herkeste aynı olacak diye bir şey yok. Ancak belirtileri çok güzel ifade ettiklerini düşündüğüm http://www.postpartumprogress.com sitesinden alıntı yaptım.

Belirtiler için buraya bakabilirsiniz.

Eğer bu duyguları ve belirtileri yaşıyorsanız yeni annelerin %15-20 sinin deneyimlediği bir hastalığı yaşıyor olabilirsiniz. İyi haberse bu hastalığın tamamen tedavi edilebilir olması!

İlk yapılması gereken tabi ki en kısa sürede yardım almak. Bu konuda özellikle annenin etrafındakilerin bilinçli olması önemli. (Annelik hüznüyle karıştırmadan.) Annenin zaten neye uğradığını şaşırmış durumdayken ben depresyondayım hemen yardım alayım demesi biraz düşük bir ihtimal.

Bunun dışında pek çok farklı kişiden yardım almış biri olarak kendi deneyimlerimi ve öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum.

* En önemlisi bu durumu bir hastalık olarak görüp kısa sürede iyileşeceğinize inanmak. Nasıl olacağını bilemeseniz bile.

* Yalnız kalmaktan korkuyorsanız yalnız kalmamalısınız.

* TFT korkular, endişeler ve diğer her türlü negatif duygular ve travmalar için çok çok etkili bir yöntem.

* Her gün açık havada yürüyüş yapmak. Bu hem etrafınıza bakarak anda kalmanızı sağlar hem de vücut ve zihin arasındaki bağlantı nedeniyle, vücudun sağlıklı olması zihnin de sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

* Bol bol su içmek. Su yaşam kaynağımız..

* Reiki, çakra ile ilgili çalışmalar, yoga, kahkaha yogası, nefes çalışmaları

* Akşamları yatmadan önce dua okumak ya da onaylamalar yapmak. (min 21 gün peş peşe)Suya dua okuyup içmek de bir yöntem.

* Varsa yapmaktan zevk aldığınız şeyleri daha sık yapmak.

* Hayatınızdaki pozitif şeylere odaklanmak. Bir deftere hayatınızdaki olumlu şeyleri yazabilirsiniz. Gözleriniz görüyor, kulaklarınız duyuyor, nefes alabiliyor musunuz? Bunlardan başlayıp sevdiğiniz insanlarla devam edebilirsiniz. Yetenekleriniz, sahip olduğunuz şeyler, yaptıklarınız vs.. En dipte olduğumuzda bile hayatımızda olumlu olan pek çok şey var. Bunları yazıp her sabah, akşam okuyup şükretmek.

* Aklınızda dönüp dolaşan negatif düşünceleri tespit edip bir yere yazabilirsiniz ve bunları olumlu versiyonlarıyla değiştirmeye çalışabilirsiniz. Bunun için pek çok yöntem bulunuyor ama ben ancak TFT yardımıyla değiştirebildim.

* Yeni bebeği olmuş başka annelerle vakit geçirmek de bazıları için faydalı olabiliyor

* İlaç kullanıyorsanız doktorunuza danışmadan ilacı bırakmamalısınız.

* Neden benim başıma geldi diye isyan etmek yerine başımıza gelen her şeyin aslında bir nedeni olduğuna inanmak çok daha yardımcı oluyor. Belki de kendimizle barışıp hayatta her şeyi kontrol edemeyeceğimizi kabul edip akışta olmanın zamanı gelmiş de geçiyordur..

Bunların bir ya da bir kaçı size de iyi gelecektir. Size hitap edenleri seçip uygulamaya başlayabilirsiniz.

Eğer sizin de bu döneme ilişkin deneyimleriniz varsa yorum bölümünde nasıl üstesinden geldiğinizle birlikte paylaşırsanız başkalarına umut olabiliriz.

Bundan bir kaç yıl sonra bu dönemi hatırladığınızda “İyi ki de yaşamışım bu sayede kendimle gerçek anlamda tanıştım, neler istediğimi fark ettim ve istediğim gibi bir anne olabildim.” diyebileceğiniz bir dönem haline gelmesi dileğiyle..

Damla Eren

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s