Huzur-2017

happiness

-(mutluluk) Nerden buldun onu? Onu her yerde arıyordum.

-Kendim yarattım.

 

 

Dışarı çıkıp 10 kişiye sorsak 2017’den en çok ne istersiniz diye.  İlk 3 sıradaki cevaplarından biri huzur olur muhtemelen. Huzuru arayan huzursuz insanlar topluluğu haline mi geldik acaba?

Geçen gün katıldığım seminerde mutluluğu ne kadar yanlış yerlerde aradığımızdan bahsedildi, kendimizi ne kadar tanımadığımızdan.. Ben kimim diye sormuyoruz, çünkü kendimizi tanıdığımızı zannediyoruz.. Doğuyoruz etiketler başlıyor. Bebek, beyaz/zenci, türk/japon vs, müslüman/hristiyan vs.. Büyüyoruz yeni etiketler geliyor öğrenci, çalışan, doktor.. Evlenip anne baba oluyoruz yeni etiketler.. Eş,anne, baba, büyükanne, büyükbaba..

Dikkat ederseniz bunların hepsi maddesel bedenimizle ilgili, kız/erkek, zenci/beyaz, yaşlı/genç vs.. Hepsi vücudumuzu tanımlıyor ve doğru. Ama aslında biz sadece bu muyuz?

Bilim adamları keşfetmiş ki vucudumuzdaki hiç bir hücre 5 yıldan daha uzun yaşayamıyormuş. Bazıları çok kısa süre yaşıyor, mesela midemizdeki bazı hücreler sadece 5 gün yaşıyor, bazıları ise daha uzun ama sonuçta 5 senede bir bütün hücreler değişmiş oluyor. Bu bilimsel formüle göre 35 yaşındayken 7 farklı vücudumuz olmuş oluyor. Ama biliyoruz ki 7 farklı kişi değiliz. Ben hala benim.

Bu noktada bazı insanlar içine bakmaya yöneliyor. Ben kimim? Cevap olarak da duygular, isteklerle karşılaşıyorlar. Ama aslında bu da bizim kim olduğumuz değil. Bu bizim zihinsel vücudumuz.

Maddesel bedenimizin ihtiyaçları var. Yemek, yaşayacak yer, giyecek vs.. Bunları karşılamak için enerji sarf ediyoruz. Aynı zamanda zihinsel vücudumuzun da ihityaçları var. Bu nedenle zihnimizi eğlendirmek için kitap okuyoruz, film seyrediyoruz, oyun oynuyoruz vs.

Ama biz sadece bu iki bedenden de oluşmuyoruz bir de ruhumuz var. Ruhumuz için de ruhsal besine ihtiyacımız var. İşte bu nedenle maddesel olarak her şey ne kadar mükemmel olsa da hep bir şeyler eksik.

Kafeste bir kuş olduğunu düşünün. Bütün gün kafesi temizleyip parlatıyorsunuz. Harika bir kafesi oldu, ama kuşa hiç yiyecek vermediniz. Kuş aç, mutsuz ve ötmüyor. İşte bizler de bu kuş gibiyiz.

Diğer taraftan son zamanlarda yapılan pek çok araştırma da en büyük mutluluk kaynağının “inanma” olduğunu vurgular durumda.

En basitinden başımıza gelen her şeyin hayrımıza geldiğine inanıp hayatla barışmak üzerimizden çok fazla yükü kaldırıyor. “Yine mi ben!?” ya da “Bu da mı başıma gelecekti!?” demek yerine başımıza gelen kötü olarak nitelendirdiğimiz olayları bu dünyada almamız gereken dersler olarak nitelendirip sonuçta da bizim iyiliğimize olacağına inandığımızda her şeyin üstesinden gelmek çok daha kolay oluyor.

Hiç bir mutluluk hali kalıcı olmadığı gibi hiç bir mutsuzluk hali de kalıcı değil. O zaman bize iyi gelecek olan dengede kalıp içimizdeki huzura ulaşmak. Huzuru sadece deniz kenarına gidip ayaklarımızı uzattığımızda değil her dakika içimizde bulabilmek..

Advertisements

One thought on “Huzur-2017

  1. Bayıldım yazına ve bilmediğim bir çok şeyi öğrendim.. Harika huzur demek ki bir çok kişinin bilmeden kullandığı bir kelime .. Hatta yanlış bile kullanıyoruz bu durumda.. Tşk..

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s