çiçek bahçesi

Son zamanlarda aynı tarz soruları sıklıkla alır oldum. Kişiye özel hepsini cevaplamaya çalışıyorum ama artık bu konuyla ilgili bir yazı paylaşmanın zamanı gelmiş belli ki..

Sorulardan biri: “Düşünce Alanı Terapisinden  (TFT) ne beklemeliyiz?”

Bunu anlatmak için eğitmenim Mats Uldal’ın Duygular ve Mantık (Følelser og Fornuft) kitabinda kullandığı çiçek bahçesi benzetmesini kullanarak açıklamak istiyorum. Aslında her bir insan bir çiçek bahçesi olarak doğuyor. Bunu ruhumuz ya da kalbimiz olarak anlayabiliriz. Hepimizin yetenekleri, ilgi alanları, istekleri var. Bunlar sulandıkça yeşeriyor ve çiçek açıyor. Tam tersi olduğunda ise bahçemiz kuruyup gidiyor. Yaşadığımız bizi derinden etkileyen  olaylar ise bu bahçenin üzerine bir taş misali diziliyor (görseldeki gibi) Yaşadığımız olaylar sonucu yıllar boyunca biriktirdiğimiz taşların altında çiçeklerimiz açacak yer bulamıyor hatta daha da kötüsü ölüyor. Bunun sonucu ise bize çeşitli psikolojik ya da fiziksel rahatsızlıklar olarak geri dönüyor.

bahce (2)

İşte bu noktada TFT yaşadığımız olumsuz olayların etkisini  üzerimizden alıyor. Yani o olayı yaşamış olduğumuzu hatırlıyoruz ancak bu durum bizi ve enerjinizi eskisi gibi etkilemiyor. Yani çiçeklerimiz üzerindeki taşları birer birer temizlemeye yarıyor TFT. Bu taşlar temizlenirken korkularımızdan arınıyoruz, negatif inançlarımızdan  ve hatta kronik ağrılarımız ve daha pek çok problemlerimizden arınıyoruz.

Hayatınızda yolunda gitmeyen pek çok şey olabilir. Bunlar nedeniyle kronik bir stres altında olabilirsiniz. Bu da fiziksel problemlere dönüşmüş olabilir. Burada TFT nin yapacağı şey hayatınızdaki problemleri yoluna sokmak tabi ki değil. Size o problemlerle başa çıkabilecek gücü vermek. Üzerinizdeki stresi kaldırıp vücudunuzu iyileşme moduna sokup çözümü nasıl sağlayabileceğiniz konusunda çabada bulunmaya itmek. Çünkü aslında çiçek bahçenizde ihtiyacınız olan her şey var. Sadece yukarıda bahsettiğim nedenlerle oraya ulaşımınız bloklanmış durumda.

TFT den faydalanmak için illa ki büyük problemleriniz olması gerekmiyor. Bizde ancak deliler ya da güçsüzler terapilere gider gibi bir inanış var. Bu inanış maalesef pek çok kişinin yardım almasını engelleyen bir inanış. Ne yazık ki aslında pek çok şeyden önemli olmasına rağmen duygularla ve duygularımızı nasıl düzenleyeceğimizle iligili bir eğitim almıyoruz. Bu nedenle pek çoğumuz yaşadığı olayları geride bırakıp hayatına devam edemiyor.  Günümüzün yaşam koşullarında stres de çok büyük bir yer kapladığı için vücudumuzun iyileşme modunda olmasına da fırsat vermiyoruz.

İşte tüm bu çerçeve içinde TFT hem geçmişte yaşadığımız olayların etkilerini ortadan kaldırırken hem de size duygularınız hakkında bir farkındalık kazandırıyor. Böylece yeşermiş çiçeklerinizle birlikte ileriki yaşantınızda zorluklarla karışılaştığınızda karamsarlığa kapılıp kendinizi çaresiz hissetmek yerine, çözümler bulup sorunlarla çok daha kolay başa çıkıyorsunuz.

Diğer soruyu da bir başka postta cevaplayacağım.

Sevgiler,

Damla Eren
Düşünce Alanı Terapisti

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s